Her şey ham bir blokla başlar. Şekilsiz, sade ve potansiyel dolu. Bizim işimiz, o potansiyeli ortaya çıkarmak. CNC hassasiyeti ve el işçiliğini bir araya getirerek, her parçaya denge, zarafet ve karakter kazandırıyoruz. Sınırlı sayıda üretiriz. Çünkü her ürünün, onu kullanan kişi kadar özel olması gerektiğine inanıyoruz.
- Oğuzhan ÖZCAN
Alüminyum, bugün sıradan bir metal gibi görünse de bir zamanlar son derece değerliydi. 19. yüzyılın başlarında keşfedildiğinde, saf halde elde edilmesi çok zor olduğu için altından bile pahalıydı. Hatta Napolyon III’ün özel davetlerinde en önemli misafirlere alüminyum tabaklar sunulduğu, diğer konuklara ise altın ve gümüş verildiği anlatılır. 1886 yılında Charles Martin Hall ve Paul Héroult tarafından geliştirilen elektroliz yöntemi (Hall-Héroult süreci), alüminyumun seri üretimini mümkün kıldı. Bu keşif, metali lüksten günlük hayata taşıdı. Günümüzde alüminyum; hafifliği, dayanıklılığı ve işlenebilirliği sayesinde havacılıktan otomotive, mimariden tasarım ürünlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Modern üretim teknikleriyle birleştiğinde ise, senin yaptığın gibi sıradan bir ham maddeyi estetik ve uzun ömürlü objelere dönüştürmek mümkün hale gelir.